Tam ben oradayken kapının altından atılan broşürü hızla kaptım. Niyetim, yine o anormal partinin işiyse, atan kişiye birkaç laf etmekti. Tamam, sokakta falan dağıtmalarına birşey diyemiyorum ama kapımın altından böyle şeylerin atılmasını istemiyorum işte, canımı fena halde sıkıyorlar.
Broşürün kapağındaki "Umut, nefret değil" yazısını görünce "oh be" dedim seslice. Hemen baktım içine, kimler hazırlamış bu broşürü derken daha bir rahatladım. Onların anlatımıyla, Hope not hate girişimi 2005 yılında BNP'nin nefret politikasına karşı pozitif bir alternatif olarak kurulmuş. BNP faşist/ırkçı politik girişimleriyle toplumu birbirine düşürmeye çalışırken, Hope Britanya'nın farklı ırklardan oluşan çok kültürlü yapısıyla gurur duymayı öğütlüyor insanlara. Kimler yok ki bu organizasyonda: Tabloidler de olmak üzere basın, ünlüler, sendikalar, okullar, partiler ve yerel kuruluşlar...
Kasabanın dün kurulan pazaryerinde içinde benim arkadaşlarımın da bulunduğu bir grubun broşürü elden dağıttığını duymak da ayrı bir mutluluk yaşattı daha sonra.
Organisazyona daha yakından gözatmak isteyenlere işte adres: http://www.hopenothate.org.uk
Umarım bundan sonra bir daha BNP'den sözetmek zorunda kalmam.
Elim bloğa değmişken, merak edenlere kendimle ilgili kısa bir güncelleme de yapmanın iyi olacağını düşünerek:
Geçen yıl, bir üniversitede Medya ve Gazetecilik okumaya başladığımı belki hatırlayanlar vardır. Birinci yıl başarıyla bitti, hatta sınıf birincisiydim:) Ingiltere'de basının tarihi, haber yazımı, fotoshop, web dizaynı derken, az çok aşina olduğum konularla haşır neşir olduğumuzdan, birinci yıl kolaydı benim için.
Bu yıl, biraz zorlayacağa benziyor, şimdiden. Ancak, dersler daha tartışmalı ve uygulamalı, aynı zamanda da daha akademik ki bu da benim sevdiğim bir durum, zorlansam da bu böyle. Yalnız, short hand denen, özel bir alfabesi olan hızlı not almanın öğretildiği bir ders var ki hala içim ısınmadı kendisine. Zamanın çoğunu alan ders de o. Derste öğrendiğimiz yetmiyor, eve gelince elde kalem kağıt, okumayı yeni öğrenen çocuklar gibi sayfalar dolusu aaaa, bbb yazmak gerekiyor. Çok sıkıcı çoook. Bir ara defterimi scan edip buraya örnek bir short hand metni koymaya çalışırım.
Türkiye'de pratikten gazetecilik öğrenip yaptığım için, orada böyle birşeyin var olup olmadığından haberim yoktu. Çevremdeki kimsede de görmüşlüğüm yoktu. Bu konuda bilgisi olan yorum yazarsa sevinirim. Orada, hangi sistem, nasıl öğretiliyor...
Durumlar böyle...
8.11.09
Nefret değil, umut...
Saat
19:20
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
1 Yorum:
merhaba,
tekrar bloga dönmen çok güzel zira önceki yazılarını gerek içerikleri gerek yazışlarındaki özenle zevkle okuyordum.
short hand, ilginç bir uygulamaya benziyor. eğer vakit bulur ve içeriğine biraz daha değinirsen bizim için yararlı bir bilgi olacağa benziyor.
sağlıcakla kal.
Post a Comment